Yazarlar

Yazar Adı: Taha Abdurrahman
Doğum Yeri: Cedîde, Fas
Doğum Tarihi: 1944

1944 yılında Fas'ın El-Cedide şehrinde doğdu. Babası medresede İslami ilimler hocalığı yapıyordu. Çocukluk yılları, Fransız sömürgesi altındaki bir coğrafyada kültürel direniş ve bağımsızlık hareketlerinin gölgesinde şekillendi.
İlköğrenimini doğduğu şehirde, ortaöğrenimini ise Daru'l-Beyza'da (Kazablanka) tamamladı. Başkent Rabat'ta bulunan V. Muhammed Üniversitesi'nde felsefe öğrenimi gördü. İlk doktorasını 1979'da Rabat Üniversitesi'nde mantık alanında, ikinci doktorasını 1985'te Fransa'da Sorbonne Üniversitesi'nde dil felsefesi alanında tamamladı.
Rabat Üniversitesi'nde uzun yıllar mantık metodolojileri ve dil felsefesi dersleri verdi; Tunus, Cezayir, Ürdün, Libya, Sudan ve Irak başta olmak üzere pek çok Arap ülkesinde misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Ülkesi başta olmak üzere Hollanda, Almanya, Libya, Kuveyt ve Umman gibi ülkelerde ağırlıklı olarak uluslararası felsefe cemiyetlerinde faaliyet gösterdi.
İlmi çalışmalarında dil ve varlık felsefesi, fıkıh usulu, ahlak ilmi ve kelam ilmi üzerinde yoğunlaştı. Altı dili akıcı olarak kullanabilen Taha Abdurrahman; din, siyaset, ahlak, felsefe, fıkıh, modernite gibi pek çok alanda kendine has özgün dili ve uslubuyla yüzlerce yeni kavram üretti, Arapça, İngilizce ve Fransızca dillerinde otuzu aşkın eser kaleme aldı. İslami ilimlerin yanında felsefi alanda farklı disiplinlerdeki uzmanlığıyla nadir çağdaş Müslüman alim ve mütefekkirlerimizden birisidir. Meşrebi ve ilgilendiği alanlar nedeniyle İslam dünyasında "ahlak filozofu" ve "sufi filozof" olarak adlandırılmıştır.
Aydınlanmacı soyut akla ve sekülerizmin hayatı bölüp parçalayan ahlak dışı tutumuna karşı çıkan Taha Abdurrahman, İslam dünyasındaki filozofların taklitçi yaklaşımlarını eleştirerek İslam'ın manevi ve ahlaki değerlerinden beslenen "yaratıcı düşünceyi" savundu. Dinin, siyasetin, felsefenin ve bilimin ahlaktan ayrılamayacağını, modernitenin bu ayırımın üzerine kurulduğunu ve Müslüman toplumların da bu görüşe kapıldığını söyleyerek yeni bir felsefe inşasının gerektiğini dile getirdi. Hayatı boyunca, çağdaş İslam dünyasında özgüven aşılayan en özgün felsefi sistemlerden birini inşa etmeye çalıştı.

Scroll to Top