Kitap Alıntıları

Kitap Adı: Ödüllerle Cezalandırılmak
Yazar Adı: Alfie Kohn
Yayın Tarihi: Nisan 2025
ISBN: 9786056430190

Türkiye’de Koşulsuz Ebeveynlik kitabıyla tanınan Alfie Kohn’un başyapıtı Ödüllerle Cezalandırılmak, 1993’teki ilk yayımından bu yana sayısız ebeveyni, öğretmeni ve yöneticiyi ödüllerden uzak uygulamalara yöneltti. Motivasyonel psikoloji ve peda­goji alanlarında ise şiddetli tartışmalar başlattı. Yarattığı güçlü etkinin asıl nedeni, bilimsel araştırmalarda yüzeye çıkmaya başlamış bir gerçeğin parçalarını birleştirerek gayet huzursuz edici ama görmezden gelmesi de olanaksız bir manzarayı önümüze sermesiydi: Ödüller bizi cezalandırıyordu. Ödül ile cezanın amaçları nasıl benzerse, işlettikleri mekanizma ve yarattıkları sonuçlar da benzerdir. Kısacası, ödül ile ceza aynı madeni paranın iki yüzüdür, ama o paranın alım gücü pek yoktur.
Bunlar, çoğumuz için şaşırtıcı ifadelerdir. Çünkü eğitim, öğretim ve yönetim alanlarında kullanılan alışıldık strateji şöyle özetlenebilecek niteliktedir: Bunu yaparsan şunu alırsın. Birinin istediğimiz gibi davranmasını sağlamak için burnunun ucunda envaiçeşit rüşvet sallar dururuz. Ama bunun bir insan etkileşimi değil, ev hayvanı terbiye yöntemi olduğunu nedense gözden kaçırırız.
Araştırmalar, ödül vaadiyle harekete geçirilen bireylerin daha kötü iş çıkardığını, daha niteliksiz düşünceler ürettiğini, daha az öğrendiğini, hatta ahlaki ilkeleri robot gibi uygulamaktan öteye gidemediğini ortaya koymaktadır. Ödülle öğrendiğimiz yegâne şey, ödül karşılığında itaat, hatta biat etmektir. Kazancımız ise ödül bağımlılığından ibarettir.
Alfie Kohn’un gerçek yaşamdan örneklerle ve ince bir espri anlayışıyla zenginleştirdiği Ödüllerle Cezalandırılmak, ek bölümleri, anlatımı genişleten kapsamlı son notları ve başlı başına bir rehber niteliğindeki dev kaynakçası ile ödüllere getirilen eleştirinin dayandığı temel yapıtlardandır. Ödülün olumsuz etkilerini eğitim, öğretim ve iş yönetimi alanlarında ayrı ayrı çözümlerken, ebeveynlere, öğretmenlere ve yöneticilere alternatif düşünüş biçimleri ile pratik yöntemler de sunacaktır.
İlk yayımın yirmibeşinci yıl dönümü için hazırlanan bu baskıda, Kohn'un güncel verileri incelediği otuz dokuz sayfalık yeni bir Sonsöz de bulunmaktadır.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 13 ]

Etkileyici bir fikrin inceliğini ve inandırıcı niteliğini takdir etmek bir şeydir, bizi avucunun içine aldığı için ondan korkmak başka bir şeydir.
Bazen bir fikir o denli yaygınlaşır ki, varlığının bile farkına varmaz oluruz, iyice köklendiği için kulağa düz mantık gibi gelmeye başlar; işte o zaman biraz kaygılanmak gereklidir. İtirazların yanıtlanmadığı, daha doğrusu dile bile getirilmediği noktada, tüm kontrolü yitirmişiz demektir. Artık bir fikre sahip değilizdir, fikir bize sahiptir.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 17 ]

Davranışçılığı eleştirmek için Skinner'a, "Eğer bu doğruysa, varacağımız [gülünç] sonuç da şudur" dediğinizde, Skinner geri adım atmak yerine başını sallayıp neşeyle, "haklısınız" derdi. Örneğin, Skinner'ın iddialarına göre, organizmalar (ki bu gruba biz de dahiliz) bir "davranışlar dağarcığından" ibarettir ve bu davranışlar da Skinner'ın "çevresel olaylar" adını verdiği dış etkenlerle açıklanabilirler.
"İnsan, koşulları doğuran bir etken değildir; tam tersine, pek çok genetik ve çevresel koşulun bir araya geldiği ve birleşik etki yarattığı bir noktadır".
Ama bu, "benlik" diye adlandırdığımız öğenin aslında var olmadığı anlamına geliyor, öyle değil mi?
Skinner'ın buna yanıtı "evet" olmuştur.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 18 ]

Benliği bir kez kenara süpürdük mü, insan olmakla ilişkilendirdiğimiz ve büyük değer verdiğimiz yaratıcılık, sevgi, ahlak ve özgürlük gibi özellikleri de ortadan kaldırmak için küçük bir darbeden fazlasına ihtiyacımız kalmaz.
Ne de olsa, konuşma dediğimiz yalnızca bir "sözel davranış", düşünme ise sessiz konuşmadır. Dolayısıyla yaratıcılığı, çevre tarafından seçilmiş bir dizi yeni davranışa indirgemek hiç de zor değildir. Skinner'ın dediğine veya sözel olarak davrandığına göre Beethoven;
"... çok küçükken çevresinde var olan tüm müziği zihnine almış biriydi. Değişimler veya tesadüfler sonucu yaşadığı deneyimler sayesinde müziğe yeni şeyler kattı ve bunlar çok güzel ürünler verdi. Bu katkıları sürdürdü, ayrıca sürekli de besteledi, çünkü besteleme eğilimi pekiştirilmişti".


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 20 ]

Davranışçılık, bilimin bize her şeyi açıklayabileceğine dair sonsuz bir inanç ve güvenden doğmaktadır, ama buradaki bilim, tanımı son derece dar olan ve çağdaş fiziğe henüz yetişememiş bir şeydir.
Bu, bazı düşünürler tarafından bilimperestlik (scientism) olarak nitelenmiş, açıklaması ise "doğru bilginin yalnızca bilimsel bilgi olduğunu varsaymak" biçiminde yapılmıştır.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 21 ]

Bu bakış açısı aslında Batı'yı ve dolaylı olarak da dünyanın genelini yoğun şekilde etkileyen ABD'deki yaygın yaklaşımı yansıtıyor. ABD'nin psikoloji alanına yaptığı tek büyük katkının davranışçılık, ABD'ye özgü tek felsefi akımın ise pragmatizm oluşuna şaşmamak gerek.
ABD, eylemi düşünceye, uygulamayı kurama tercih eden bir ülkedir; aydınlara kuşkuyla bakılır, teknolojiye tapılır ve ilgi değil, saplantılar geliştirilir. Her şey sayılarla ifade edilir; net maaş, kolesterol ölçümleri, yüzdeler, standartlaştırılmış sınav puanları insanları tanımlar. Esenlik duygusu veya yeni şeyler öğrenmeye dair iç kaynaklı motivasyon gibi elle tutulamayan kavramlar ve bilimsel olmayan soyutlamalar ise ABD insanlarını rahatsız eder.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 28 ]

Eğer insanların ödüllerle sürekli manipüle edildiğini görürsek, bir noktadan sonra bunu doğal karşılamaya başlarız, hatta bu taktiğin her yerde uygulanabileceğini düşünmeye koyuluruz.
Eğer yetişkinlere çalışmaları için para ödüyorsak, neden çocuklara okumaları için ödemeyelim ki? Ama bir çocuğu ödüllendirerek verdiğimiz mesaj, insanların istediği gibi davranmasını sağlamak için onlara rüşvet vermesi gerektiğidir.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 30 ]

Ödül konusunda dikkatinizden kaçabilecek bir başka gerçek daha vardır: İnsanların istediğimiz davranışları sürdürmesi için bizim de onlara ödül vermeyi sürdürmemiz gereklidir.
Bunu fark etmek, ödül uygulamasının uzun vadede görünen (veya görünmeyen) etkileriyle ilgili bize daha iyi bir fikir verebilir.
Bilgisayara bir tane patlattığımda doğru düzgün çalışmasını sağlayabilirim, ama bunu her sabah yapmak zorunda kalıyorsam, asıl sorunu çözemiyorum demektir. Hatta her sabah daha şiddetli vurmam gerekiyorsa, bu "hızlı çözümün" sorunu gidermek bir yana, daha da kötüleştirdiğinden kaygı duymaya başlarım.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 51 ]

Ödüller, belli bir işi yapma olasılığımızı gerçekten de yükseltirler. Ama aynı zamanda (burada ve takip eden iki bölümde ortaya koymaya çalışacağım gibi) işi yapma biçimimizi de değiştirirler.
Bu işi yapmak için bize belli bir neden verirler ama tüm diğer motivasyon etkenlerini ortadan kaldırırlar. Dahası, söz konusu işe olan yaklaşımımızı değiştirirler. Tüm bu değişimler çoğunlukla olumsuz yöndedir.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 59 ]

Ödül ve ceza itaat tesis etmeye yarar. Hatta bu konuda hiçbir şey ellerine su dökemez.
Eğer tek derdiniz karşınızdaki kişinin bir buyruğa boyun eğmesini, zamanında gelmesini ve söyleneni yapmasını sağlamak ise, tehdit etmek veya rüşvet vermek makul stratejiler olarak görülebilir.
Ama iş yerinde uzun vadeli kaliteyi hedefliyorsak, öğrencilerin dikkatli düşünürler olmasını ve yeni şeyler öğrenmeye yönelmesini istiyorsak, çocukların iyi değerler geliştirmesine destek vermeye çalışıyorsak, ödüllerin, tıpkı cezalar gibi işe yaramaz şeyler olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Aslına bakarsanız, yavaş yavaş anlamaya başladığımız üzere, işe yaramazdan da beterlerdir: Hedeflenenin tam tersi sonuçlar verirler.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 69 ]

Hem ödül hem de ceza, aynı psikolojik modelden doğmuştur ve bu model de motivasyonun, davranış manipülasyonundan başka bir şey olmadığını savunur.
Bu, davranışçıların ödül ile cezayı birbirinden ayıramadığı anlamına gelmez; aslına bakarsanız, Skinner insanlara ceza verme fikrine pek çok platformda şiddetle karşı bile çıkmıştır. Ama, "bunu yaparsan şunu alırsın" diyen kişi ile "bunu yapmazsan başına şu gelir" diyen kişinin uyguladığı öğrenme kuramı (veya insana bakışı) pek de farklı değildir.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 75 ]

Öğretmen der ki: "Eğer hepimiz uslu durursak günün sonunda dondurma partisi yapabiliriz". Burada birinci kişi adılı kullanması sizi kandırmasın, kendisinin uslu olup olmaması elbette değerlendirme dışıdır.
Bu açıklama sınıfta önce heyecanlı bir mırıltı yaratır ama tek bir kişinin yaramazlığının bile bütün işi berbat edeceği idraki her yeri aniden sessizliğe boğar. Bu hamle, güç sahibi kişilerin kullandığı, manipülasyon amacı en bariz stratejilerden biridir.
Başkalarının esenliğine duyarlı olmayı teşvik etmez; aksine, zehirli bir çevre baskısından yararlanır.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 83 ]

Bir ödül uğruna çaba gösteriyorsak, yalnızca gerektiği kadarını yaparız; kendimizden bir şey katmaz ve üstüne bir şey koymayız. İşin yan özelliklerini ıskalamakla kalmaz, risk almaya, olasılıklarla oynamaya, sezgiler doğrultusunda (sonuç vermeyebilcek) girişimlerde bulunmaya da daha az eğilim gösteririz.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 98 ]

Eğitimci A. S. Neill'in vurguladığı üzere, bir faaliyet için ödül vaat etmek, "o faaliyetin aslında yapmaya değer olmadığını tasdik etmektir".
Bu doğrultuda, "eğer matematik ödevini yaparsan televizyon izleyebilirsin" diyen bir ebeveynin çocuğuna verdiği mesaj, matematiğin pek de matah bir şey olmadığıdır.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 204 ]

Çocuğun sağlam değerler oluşturabilmesi için onunla sevecen bir ilişki kurulması şarttır, ama ceza bunu tümüyle olanaksız kılar. Tıpkı Thomas Gordon'un bir zamanlar son derece açık ve anlaşılır biçimde söylediği gibi, "İnsanları kontrol etmek için ne kadar güç kullanırsanız, yaşamları üzerinde o kadar az etkiye sahip olursunuz".


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 210 ]

Eğer bir konferans salonunu banka soyguncularıyla, eşini döven adamlarla ve pek çok farklı suçluyla doldursak, hemen hepsinin çocukken cezalandırıldığını görürüz.
Bu cezaların "sonuçlar" olarak adlandırılıp adlandırılmadığı önemsizdir. Önemli olan, bu kişilerin, ne yaptıklarına ve bu yaptıklarının doğru olup olmadığına değil, kendilerinden daha güçlü bir kişi yaptıklarını beğenmediği zaman neler yaşayacaklarına odaklanmış olmalarıdır.
Dolayısıyla, ödül ve cezanın çocuklar için uygun olduğunu, çünkü bu tekniklerin yetişkinlerde işe yaradığını söyleyenler belli yönlerden haklıdırlar; bazı yetişkinler gerçekten de ödül ve cezalara yanıt verir, hatta tüm eylemlerini onlar doğrultusunda biçimlendirirler.
Ama çocuklarımızın benzemesini istediğimiz insanlar gerçekten bu kişiler midir?


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 219 ]

İnsanların istediğimiz bir şeyi yapmasını sağlamak elbette olanaklıdır. Ödüllerin, cezaların ve diğer kontrol araçlarının hedefini de zaten budur. Ama bir şey yapma isteğini, hatta onu iyi yapma isteğini dayatmanız olanaksızdır; bu anlamda insanları motive etmekten söz etmek yanlıştır.
Elimizden gelen tek şey, insanların, işlerine yönelik gerçek bir ilgi geliştirme olasılığını azamiye çıkartacak ortamı hazırlamak, kısıtlama ve baskı yaratan koşulları ise ortadan kaldırmaktır.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 220 ]

Ücret politikalarını belirlemekle görevli yöneticilere önereceğim temel ilkeler şunlardır.
Cömertçe ve hakkaniyet esasına dayalı biçimde maaş ödeyin. İnsanların sömürülmüş hissetmemesi için çaba harcayın. Sonrasında ise parayı akıllarından çıkarmaları için ne gerekiyorsa yapın.
Maddi teşviklerin olumsuz yanı, insanlara fazla para ödenmesi değildir; nitelikli işe elbette yüksek maaş ödenebilir. Sorun, paranın gereğinden fazla ön plana çıkarılması, insanın gözüne sokulmasıdır. Dahası, koşullara bağlı olarak (yani, "bunu yaparsan şunu alırsın" ilkesi doğrultusunda) verilmesidir.
Bu uygulamaya son vermek, kurumlardaki sorunları gidermeye yönelik ilk adım (ama yalnızca ilk adım) olacaktır.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 228 ]

İnsanların işlerine ilgi duymasını istiyorsak, işin içeriğine (yalnızca bağlamına değil, kapsamına da) dikkat etmemiz gereklidir.
Yeni beceriler edinme fırsatları veren, görevlendirmelerde çeşitlilik ve yeni deneyimler sunan, yetkinlik kazandıran ve yetkinliği kullanma şansı tanıyan işler motivasyonu her daim yüksek düzeyde tutar.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 256 ]

İnsanlar sonucunu bilmedikleri şeylere doğal ve son derece güçlü bir merak duyarlar. Sonuç biliniyorsa da sürecin neden bekledikleri gibi ilerlemediğini merak ederler.
Küçük çocuklara öyküler okuyan yetişkinler, bu ilkeye dair neredeyse içgüdüsel bir kavrayış geliştirmişlerdir: Öykünün ortasında birden dururlar ve "Sence şimdi ne olacak?" veya "Neden böyle yaptı dersin?" gibi sorular sorarlar. İç kaynaklı motivasyonun kalbi işte budur ve söz konusu ilkeyi beceriyle kullanan öğretmenler yaşı daha büyük öğrencileri bile küçük çocuklara yönelik etkinliklere çekebilirler.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 276 ]

Bir ebeveyne ve öğretmene çocuk ilişkilerinde spesifik olarak ne yapması ve söylemesi gerektiğini anlatan kişi, Vahşi Batı'daki mucize ilaç satıcılarının günümüzdeki karşılığıdır.
Cümlelerimize katabileceğimiz veya çıkarabileceğimiz birkaç sihirli sözcüğü, kullanılacak ses tonunu ve dirence karşılık verme yollarını ezberlemekten ibaret çözümler hepimize çekici gelse de gerçek şudur ki, insan etkileşiminin bu müthiş karmaşıklığını birkaç tane bilimsel görünümlü formüle indirgemek olanaksızdır. Böylesi bir yaklaşımla birkaç yüzeysel hedefe ulaşmak dışında herhangi bir sonuç almayı bekleyemeyiz.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 284 ]

Ödül ve ceza uygulamalarının alternatifi karşılıklı sorun çözme yaklaşımıdır ve bunun temel taşı da işbirliğidir.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 293 ]

Ne kadar doğru olduğunu bilmesem de bir söylenti vardır: "Eskiden Çin'deki çocukların ceket düğmeleri sırtta olurmuş ki, giyinme bahanesiyle birbirleriyle yardımlaşmayı, yardım almayı ve vermeyi öğrensinler. İşte bu, çocukları öz yeterli bireylere dönüştürmek amacıyla uyguladığımız yoğun programı dengelemek için tam da gereksinim duyduğumuz türden bir uygulamadır.
Bağımsızlık elbette gereklidir, hatta yararlıdır ama herkesin yalnızca kendinden sorumlu olduğu kültürlerde duyarlı tutum ve davranışların kuruyup gittiği de unutulmamalıdır.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 293 ]

Eğer çocukları duyarlı ve sevecen insanlar olacak şekilde yetiştirmek konusunda ciddiysek, başarılı olmak için birbirlerini yenmelerini, en azından yok saymalarını şart koşan ortamları terk etmeliyiz ve birbirlerinden mesul olacakları yapılar yerleştirmeye çalışmalıyız.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 311 ]

İç kaynaklı ile dış kaynaklı motivasyonu birbirinden ayırmanın önemini bir kez kavradığımızda, ikincisinin bol olması yüzünden birincisinin kıt kaldığını da fark ederiz.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 347 ]

Almanya'daki bir grup gelişimsel psikoloğun yaptığı iki araştırma özellikle vurgulamaya değer.
İlk araştırmada, bir şeyi "kazara" yere düşüren yetişkine yardım eden 20 aylık çocuklar bir oyuncakla ödüllendirildiğinde, sonraki olaylarda yardım etme olasılıkları azalmıştı (ödül verilmeyenlere kıyasla). Araştırmacılara göre "çocukların içinde küçük yaşlardan itibaren başkalarına yardım etme motivasyonu bulunmaktadır, ama dış kaynaklı ödüller bu eğilimi zayıflatıcı etki yapabilmektedir".
İkinci araştırma kapsamında ise, iki yaşındaki çocukların yanına bir kukla yerleştirilmiştir. Çocuklara kukladan daha fazla bilye verildiğinde çocuklar bu durumu haksızlık olarak görmüşler ve bilyeleri kendi istekleri doğrultusunda kuklayla paylaşarak sayıyı dengelemişlerdir. Ama, bu bonkörce davranışları ödüllendirildiğinde paylaşma eğilimlerinde düşüş gözlenmeye başlamıştır. Dahası, aynı gözlem, çok farklı türden durumlarda da yapılmıştır.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 348 ]

İlk araştırma çocuk yuvalarında yapıldı. Ebeveynler bazen özel durumlar haricinde de çocuklarını almaya geç giderler, bu da yuva çalışanlarını fazladan zahmete sokabilir.
Araştırma kapsamında geç kalan ebeveynlere para cezası kesilmeye başlanınca gecikme vakalarının sayısı hemen yükseldi. Görünüşe göre maddi ceza bu işi bir çeşit alışverişe dönüştürmüştü ve ebeveynler de "parası neyse" vererek bu düşüncesizce davranışta bulunabileceklerine inanmaya başlamışlardı.
Peki maddi ödüller de aynı maddi cezalar gibi mi işlerler? Onlar da dinamiği normlar ve değerlerden paraya mı kaydırırlar?
Tek kelimeyle yanıtlamak gerekirse, evet.


[ Ödüllerle Cezalandırılmak ] [ Alfie Kohn ] [ Sayfa 358 ]

Eğitimcilere yüksek test puanları karşılığında ödül vaat ederseniz, yönetim testlerde pek çok uygunsuzluk ve usulsüzlük saptar. Banka memurlarına yeni hesap açılışlarına bağlı teşvikler sunarsanız milyonlarca sahte hesap açılır ve müşterilere sorulmadan adlarına kredi kartı başvuruları yapılır.
Davranışçılar bizim yanlış şeyleri ödüllendirdiğimizi ve teşviklere biraz ince ayar çekmemiz gerektiğini söylemeye devam ediyorlar. Ama yeter sayıda felaket yaşadıktan sonra, hem etik hem de başka türlü sorunların "bunu yaparsan şunu alırsın" fikrinden ileri geldiğinden kuşkulanmamak gittikçe zorlaşmaya başlıyor.

Scroll to Top