Kitap Alıntıları
Kitap Adı: Dijital Çağda Müslüman Kalmak
Yazar Adı: Nazife Şişman
Yayın Tarihi: Mart 2022
ISBN: 9789755748030
21. yüzyılda yaşayan faniler olarak nasıl bir dünya ile kuşatılmış olduğumuzun farkında mıyız? Alo fetva hatları, online zekât mecraları, Youtube’dan yayınlanan vaazlar, zikirmatikler, Mescid-i Haram’dan naklen yayınlanan namazlar... Bu yeni teknolojiler, yeni araçlar dinî neşvenin, ilmin, fıkhın, maneviyatın aktarılmasında kullanıldığında, esasında olmakta olan nedir? İşitmenin yerini görmenin aldığı, görüntünün gerçekten daha gerçekmiş gibi kabul gördüğü bir dünyada ferâseti ve basîreti nasıl kuşanacağız? Bilgi, mahremiyet, merhamet, mimari... duyusal, zihinsel, davranışsal ve ahlâkî, insana dair hemen her şey, muhatap olduğumuz dijital çağda nasıl bir dönüşüm geçiriyor? Hayatımıza katılan her teknolojik yenilik, gündelik hayat örgütlenmemizi de zihniyet dünyamızı da dönüştürüyor. Bu değişim ve dönüşümle yüzleşmeden, neyi nasıl yapacağımız konusunda bir netlik hâsıl olması mümkün değil. Bu kitap, karşılaştığınız yakıcı sorunlara çözümler sunmuyor; tasvir olmadan tahlilin, tahlil olmadan da teklifin mümkün olmayacağını hatırda tutmaya çalışarak, okuyucusunu içinde yaşadığı dijital kültürle yüzleşmeye davet ediyor.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 9 ]
Allah kelamı olmasına rağmen sadece metne, onun kuru harflerle aktarılmış hali olan kitaba, yani mushafa emanet edilmemiştir hakikat.
Mübarek bir ağızdan sadece söz olarak değil, hâl olarak da ulaştırılmıştır bize. Hala da sadece metinden değil, yaşayan sünnetten öğreniyoruz teslimiyetin örnekliğini, adaletin ilkelerini ve nasıl "insan" olunacağını.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 10 ]
Teknoloji ile kültür arasında çok ciddi bir irtibat olduğunu artık biliyoruz. Ama 19. yüzyıldan beri "Batı'nın tekniğini alalım, kendi kültürümüzü muhafaza edelim" şeklindeki terkip arayışı geçerliliğini koruyor.
Atalarımızın yanıldığı nokta, böyle bir seçme yaparken bir alanda değişimi hedefleyip diğerini donmuş olarak koruyabilecekleri zannıydı.
Bu zan, Müslümanlar arasında hakim tavır olmaya devam ediyor.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 15 ]
Televizyonda 1989'dan beri yayınlanan The Simpsons adlı animasyon dizideki karakterlerden Bart, babasına bir şey sorar. Ama onun verdiği cevaba da "Wikipedia'da tam aksi yazıyor" diye itiraz eder. Babası Homer ise şöyle yatıştırır oğlunun itirazını:
"Wikipedia'yı merak etme evlat. Eve gittiğimizde değiştiririz".
Bu diyalog, internet çağında bilginin edinilmesi ve üretilmesinde vuku bulan değişimi ele veren çarpıcı bir örnek.
Avrupa ve Amerika'da 1990'lardan itibaren, Türkiye'de ise daha ziyade 2000'lerden sonra insanlar kişisel web sayfalarında yazılar yayınlamaya, bloglar açmaya, var olan tartışma gruplarına "entry" girmeye, yani bir şekilde "kendilerini yayınlamaya" başladılar.
Oluşan içerikler ve reytingler, bir tür kollektif otoriteye dönüştü. Bunun sonucunda bilginin kitlesel dağıtımında, profesyonellerin ve uzmanların zorunlu unsurlar olmadığı bir vasat oluştu.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 16 ]
… bilginin "epistemik şiddet" olarak kullanılması, "epistemik eşitlik" şeklindeki karşı çıkışları da doğal olarak besler. Ama epistemik eşitlik, sadece hegemonyayı kırmakla kalmadı, uzmanlık/ehliyet gibi konumları anlamsızlaştırarak neyin gerçek bilgi olduğu ile ilgili soruyu ortadan kaldırdı ve bilginin güvenilirliğini muhtevanın reytingine bağladı. Bu sebeple de karşımıza "kamuoyu ortalaması" denilebilecek bir enformasyon yığını birikti.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 18 ]
Peki internetteki bilgi, kitabın/öğretmenin yerini, reytingler sonucu ortaya çıkan "ortamala fikir" de halkın sağduyusunun yerini tutabilir mi?
Sadece teknik düzeyde cevaplayamayacağımız bu soru bizi hakikat/gerçeklik, bilgi/enformasyon, vasat/ortalama, ehliyet/eşitlik gibi karşıtlıklar üzerinden ele alınabilecek felsefi ve varoluşsal derinliğe sahip meselelerin kucağına bırakıyor.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 19 ]
- Sen beni bilgili, çok okumuş bir adam mı sanıyorsun?
- Tabii ki, dedi Zi-gong, öyle değil misin?
- Pek sayılmaz, dedi Konfüçyüs. Ben yalnızca başka her şeyi birbirine bağlayan bir ipi tuttum.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 24 ]
Artık Doğu-Batı, modern-geleneksel ya da Hristiyan-Müslüman karşıtlığı değil günümüz epistemolojik tartışmalarına rengini veren. Nasıl küreselleşme var olan coğrafyayı ve siyasal yapıları imha ederek, yeni coğrafi ve siyasal egemenlikler inşa edilmesine yol açtıysa, yeni bilgi teknolojileri de yeni epistemolojiler ortaya çıkardı. Castells o çağrışımı kullansa da yeni web epistemolojisi, Konfüçyüs'ün ucunu tuttuğu ve belli bir tasavvur bütünlüğü sağlayan ipe benzer anlamlı bir dizge sunmuyor bize.
Bu sebeple, bilgiyi imandan ve ahlaktan farklı bir düzlemde görmesi mümkün olmayan Müslümanların, bilgiyi ve değeri kitlesel onaya bağlayan bu yeni epistemolojik hegemonyalar konusunda idrak ve şuur halinde olması gerekiyor.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 33 ]
... sözden yazıya geçiş nasıl birtakım hasletlerin kazanılmasına, bazılarının da yok olmasına yol açtıysa, dijital kültürün de birtakım hasletlerin kaybolmasına sebep olacağı endişesini taşıyanlar var.
Prof. Susan Greenfield, Nicholas Carr gibi isimler, "Google bizi aptallaştırıyor mu?" şeklindeki başlıklardan da anlaşılacağı üzere dijital ortamın hız ve sığlıkla malul olduğu, derin okumayı ve derin düşünceyi engellediği tespitini yapıyor.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 49 ]
İnsanın aletle ilişkisinde zamanımızdaki tecrübeyi geçmişten farklı kılan husus, aletin insana galebe çalmasıdır. Böyle bir tespit yapıyor pek çok sosyal bilimci.
Aletin insan için olduğu ve ahlaki çerçevenin/dinin, insanı merkeze alarak aleti sınırlandırdığı bir durumdan, aletin her şeye egemen olduğu bir döneme doğru geçiş yaptık.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 57 ]
Hal Niedzviecki Dikizleme Günlüğü adlı kitabında, Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde kişilerin "bakın ben ne yapıyorum?" sorusundan yola çıktıklarını söylüyor. Yani kendi hayatının ayrıntılarını yüz yüze olsa paylaşmayacağı oranda görünür kılıyor belli bir kitle için.
Bu, yalnızlıktan kaçışın mı, teşhirciliğin meşrulaşmasının mı, yoksa yüz yüze ilişkilerin yükünden muaf olma arayışının mı bir sonucu? Belki de hepsinin.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 59 ]
Cambridge Analytica adlı bir şirketin Facebook'ta paylaşılan bilgilerden yola çıkarak psikometrik analizler yaptığı ve bu bilgileri kullanarak Avrupa'da Brexit ve ABD'de Trump'ın başkan olduğu seçimleri yönlendirdiği yolundaki haberler, hem araştırma şirketinin yöneticisi tarafından hem de Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg tarafından doğrulandı.
Artık veri güvenliği, uydurma haberlerle toplumu yönlendirme, yani toplum mühendisliğinin yeni türü ile karşı karşıya olduğumuz daha net bir şekilde görülüyor.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 63 ]
Günümüzde çoğu kişi için özel hayat, korunması ve muhafaza edilmesi gereken bir değer olmaktan ziyade, şöhret ve bilinirlik karşılığında verilebilecek bir toplumsal bedel gibi görülüyor. Reality TV'ler, sosyal mecralar, bloglar ve mobil telefonlar, insanların mahremiyetlerini ifşa, özel hayatlarını teşhir ettikleri yeni kanallardır.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 63 ]
Müslümanlar nefs terbiyesinin temel ilkesinin az konuşmak olduğunu, ayıpların örtülmesinin temel ahlak kaidesi olduğunu, kendini övmenin en büyük ahlak zaafı ve "görünme"nin de "olma"nın önündeki en büyük engellerden biri olduğunu kabul ederler.
Bu kabullere rağmen Müslümanların, görmenin ve görünmenin hiyerarşisini değiştiren yeni teknolojileri sorgulamaksızın ve hiçbir filtre ya da kasis koyma gereği duymaksızın hayatlarına dahil ediyor oluşu, zamanımızın en çelişkili ve en eklektik durumu.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 73 ]
Mesela 2015 yılı itibarıyla dünyada yaşayan insan sayısından daha fazla cep telefonu sayısına ulaşıldı ve 7 milyar cep telefonu kullanılıyor. Tüm dünyada özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki kadınları sağlık alanında bilgilendirmek üzere bir ağ kurmak için kullanılabilir böyle bir imkan. Bunu anlatıyor heyecanla Amerikalı bir gönüllü.
Ama bu, gereksiz bir pembe tablo çizmek değil mi sizce de? "Neden dünyanın bazı yerlerinde yaşayanlar daha sağlıksız, daha fakir koşullarda?" sorusunu sormamızı engelleyen bir erişim masalına hapsetmez mi bizi?
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 80 ]
Paylaşım sitelerinde, bloglarda zaman geçiren insanlarda uzun vadede bir hareket illüzyonu ortaya çıkması da muhtemeldir. Yani gerçekte bir şeyleri değiştiren bir aksiyon, bir hareket değil de bir hareket izlenimi.
"Bir protesto metnini imzaladım. İki yüz blogger'la irtibata geçtim. Ben aktifim". Böyle düşünebilir insanlar.
Bauman, internet ve siyasal aktivizm ya da sivil tepki arasındaki ilişkiyi değerlendirirken düşüncelerini böyle ifade ediyor.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 84 ]
Facebook'un görünerek var olmaya yaptığı vurguyla mahremiyetin tanımını değiştirmesi, Twitter'ın gevezeliğin yeni bir türü olması bile, internetin gündelik hayatı nasıl dönüştürdüğünün sorgulanmasını gerekli kılan göstergeler. Ama insanlığın başını ağrıtan kadim patolojilere "siber fuhuş" ve "sanal kumar" gibi yeni formatlar kazandıran ve -hastalık, sapkınlık ya da "bireysel tercih", nasıl tanımlanırsa tanımlansın- bu uygulamalara her yaştan, her tabiattan insanın ulaşmasını mümkün kılan bu yeni teknoloji, sorunsuz bir iletişim/etkileşim/demokrasi sahası değil.
Bu nedenle online olma bağımlılığından, kumar ve sapkın cinsellik bağımlılığına kadar farklı düzeylerde nelere yol açtığının tespit edilmesi ve çözümler üretilmesi gerekiyor.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 86 ]
Zygmunt Bauman, Akışkan Aşk adlı kitabında geç modern dönemin sorumluluk ve bağlılıktan korkan kısa süreli ilişki anlayışının, internet bağlantısı üzerinden ifade edilebileceğini söyler.
Bilgisayar ortamında Delete tuşuna basarak her şeyi yok edebilen çağdaş birey, mahrem ilişkilerinde de her gün yeni ve sıfırdan, sorumluluk gerektirmeyen bir hayata başlayabilmek için "sanal ilişki"leri tercih eder. Bu durum, günümüzde evlilik ve aileyi tehdit eden en önemli hususların başında geliyor.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 97 ]
Bir anne, bazen de kendi fotoğrafını Facebook profiline koymayacak kadar muhafazakar/dindar bir anne, mahremiyeti nasıl tanımlıyor olmalı ki, çocuğunun fotoğrafını yayınlarken aynı ilkeler geçerli olmuyor? Ona göre sadece yaş ve cinsiyet midir mahremiyetle teşhir arasındaki farkı oluşturan? İslami açıdan bakıldığında mahremiyet sadece cinsiyete indirgenebilir mi?
Anne babaların çocukları üzerindeki hakları, onları birer izlenceye dönüştürme hakkını da kapsar mı?
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 118 ]
Bir hocaefendinin, Müslümanları kurtaracak olanın "saliha kadın" olduğuna işaret eden bir vaazı vardı Youtube'da. Yüz yüze dinlemiş olsam, muhteva olarak benim hemen hemen tamamen katılacağım fikir ve görüşler olmasına rağmen, olumsuz duygularla bitirdim vaazı izlemeyi. Çünkü vaazın diğer muhatapları, onların muhtemel tepkileri ister istemez algı sahama girdi. Birden feministlerin yönelteceği sorulara cevap verme ve daha genç izleyicilerin kafa karışıklıklarını bertaraf etme baskısı altında hissettim kendimi.
Ardından şu sorular canlandı zihnimde: Dinin tebliğinde aracın mahiyeti üzerinde düşünmeli değil miyiz? Youtube'da anonim bir muhatap kitlesine vaaz-u nasihat edilebilir mi?
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 119 ]
28 Şubat döneminde "horozdan kurban olur mu?" gibi pejoratif tartışmalarla, dinin gerçekte ne olduğu konusu, bir kafa karışıklığına emanet edilmişti. Ardından bir tartışmalar furyası başladı; televizyon dünyası yeni bir reyting alanı keşfetmişti. Avam havas ayrımı yapılmadan her konunun orta yerde tartışılması medyanın sağladığı demokratik ortamın da bir sonucu.
İslam tarihinde var olan cedel geleneği artık aleni olarak halkın huzurunda reyting getirici bir unsur olarak devrede.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 124 ]
Coğrafi/mekansal pratiklerin değişmesi, sadece zamanın toplumsal düzenlenişini değil, bireysel tecrübe edilişini de etkiler. Ve "her zaman ulaşılabilir birey", ne yazık ki "kendi" sine ulaşacak, kendisinden haberdar olacak, oradan da varoluşun künhüne varacak, varlığını idrak edecek zamanı bulamayabilir.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 137 ]
Savaşın teknolojikleştiği bir çağda ordunun profesyonelleşmesi doğal bir gidişat gibi görünüyor çoğu kişiye. Kimilerine göre savaş kimilerine göre terörün her eve ateş düşürdüğü bir ortamda, serinkanlılıkla bu meseleleri ele almamız zor elbette.
Ama savaş karşıtlığı penceresinden bakıldığında daha steril ve barışçıl gibi görünen askeri profesyonelleşmenin, tam aksine, teknolojinin kattığı ivme ile birlikte ahlakın ve insanlığın tamamen devre dışı bırakılmasına ve savaşın, makinanın hijyenik mesafesinden bir "ölüm oyunu"na dönüşmesine yol açma riskini tartışabilmemiz gerekiyor.
[ Dijital Çağda Müslüman Kalmak ] [ Nazife Şişman ] [ Sayfa 144 ]
Bütün askeri operasyonlarını bu izafilik ve sınırsızlık üzerinden dillendiren İsrail, yaptığı askeri operasyonlarla sadece fiziksel ve toplumsal bir tahrip yapmamakta, siyasi kategorileri de "kavramsal bir tahrip"e sürüklemektedir, Weizman'a göre.
Bu kavramsal tahribin nelere mal olabileceğini son Mavi Marmara saldırısında gördük. Uluslararası suları "güvenlik tehdidi" altındaki sular olarak tanımlaması pek inandırıcı olmadı. Ama diplomatik dili, uluslararası hukuk dilini yeni kavramlar icat ederek değiştirmeyi deniyor İsrail.


